 Doğanın döngüsünün, yaşamın sonsuzluğunun simgesi "Ölmez Ağacı"... Bir insan gibi yavaş yavaş büyür. Tohumdur, filizdir, gençtir, olgunlaşır ve... ... ve gölgeyi ve nemi uzak tutar teninden, dört mevsim gelir geçer ama dallarında gri, yeşil, gümüş yaprakları dökülmeden durur. Akdeniz'i, Ege'yi, güneyi sever. Kendine özgü hafif kokulu, küçük, narin, sarı ve beyaz çiçekleriyle karşılar baharı. Yaz aylarında çiçekleri meyveye durur. Sonra yaz geçerken meyveleri irileşir, olgunlaşır. Hasat zamanı, sonbahardır. Çok çok uzun ve verimli bir ömrün sonunda boşalan gövdesi kurur ama köklerinden yeşeren sürgünler yeniden yeni bir ağaca dönüşür.
Dünyanın en eski alfabelerinin ana harfleri tarım toplumunun göstergesidir. "Alfa" öküz, "beta" ev, "gama" deve, "zeta'" yani "zai" ise zeytini simgeler. Zai'ye yani "zeytin"e, İbraniler "zait", Araplar "zaitun", Giritliler "elaiwa", Yunanlılar "elai", Fransızlar ve İngilizler "olive", Romalılar önce "olea" sonra "oliva" daha sonra da dayanıklı olduğu için "vivax oliva" yani yedi canlı", Anadolu'ya gelen Türkler ise önce "zeytûn" sonra "zeytin" demişler.
Biz "Sadece Zeytin" diyoruz! "Ne Extra Oleas! Nothing but olive!
Derler ki, cennette iki ağaç vardır; İncir ve zeytin. İncir "Gerçek Ağacı", zeytin ise "Hayat Ağacı"dır.
Cennet bahçesinden başladık madem, o zaman gelin ta başa gidelim. Adem ve Havva'nın yasak meyveyi yedikten sonra cennetten yeryüzüne kovulmalarıyla başlayan ana... |